Op. Dr. Melike BATUKAN

 

 

 

Çocuklarımıza sağlıklı genleri miras bırakalım.


Obezite tüm dünyada artan bir hastalıktır. “Bir hastalık”, sadece fiziksel bir özellik değil. Obeziteyle savaşı zayıflatan kavram da bu. Sadece dış görünümümüz için zayıf kalmak ya da zayıflamak isteyişimiz.
Dünyadaki genel eğilim sadece imajımız üzerine olan korkularımız olduğu için sağlığımız ve bunun gelecekteki çocuklarımız ve torunlarımız için olan önemini bilmiyoruz.
Obezite vücudu içeriden kemiren bir parazit aslında. Bunun nedeni obezitenin yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp damar hastalıklarına neden olması. Tabi ki bu ağırlığı taşımak zorunda olan kemiklerimiz ve eklemlerimizde olan hasarı unutmayalım.
Obezite genlerimizle bize aktarılan bir aile mirası olabileceği gibi asıl nedeni ihtiyacımızdan fazla beslenmek ve hareket etmemek.
O zaman sırasıyla bu nedenlerin sonuçlarına bakalım.
Genetik mirasımızın kalitesini arttırmanın en kolay yolu gebelikte beslenme konusunda yeterli bilgiye sahip olmak. Bilgi kirliliğinin gittikçe arttığı internet ortamında güvenilir bilgiye ulaşmak gerçekten zor.
Bilen-bilmeyen, iyi niyetli-kötü niyetli herkes bu mahallede. Üstelik herkes her şey konusunda fikir sahibi. Bilgi? Gerçek? Ama ikna gücü çok yüksek.
Gerçek şu ki siz ne yerseniz bebeğiniz o olacak. Özellikle şeker hastası ya da gebelikte gelişen şeker hastalığına yatkınsanız ve bunu bilmiyorsanız bebeğinize kontrolsüz şeker akışı olacaktır. Sanıldığı gibi test için içtiğiniz şeker bebeğinize zarar vermeyecek aksine bebeğinize yararlı olsun diye yediğiniz her şeydeki şeker kontrolsüzce bebeğe akacak. Bebek bu zorlamaya karşı direnebilmek için hormonlarını değiştirecek ve fazla şekeri yağ olarak depoladığı için daha anne karnında kilo problemi başlayacak. Bu da doğumda anne ve bebeğe ait travma risklerini arttıracak. Bebek doğduktan sonra yoğun bakım ihtiyacı artacak.
Bunca travmayı önlemenin tek sihirli formülü var. Yediğine-içtiğine dikkat etmek ve gebeliğin sebep olduğu şeker hastalığını teşhis edip, takipleri düzenli yapmak. Gebeliğin yol açtığı şeker hastalığı bildiğimiz anlamda annede belirtiye yol açmıyor, bebeği ise çok etkiliyor.
Bu bebekler hayat boyu obezite, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kalp damar hastalıkları açısından risk altında oluyor.
Epigenetik biliminin gelişmesi ile birlikte genetik mirasımızı zenginleştirerek çocuklarımıza aktarabileceğimizi biliyoruz. Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz ile güçlendirdiğimiz vücudumuz genetik miras olarak gelecek nesillere aktarılabilecek.
Aslında fazla tüketerek dünyanın daha fazla kirlenmesine ve doğal kaynakların tükenmesine de yol açıyoruz. Bir yanda çok yemekten hasta olanlar öbür yanda yetersiz beslenmeden dolayı sağlıklarını kaybeden, ölen çocuklar, bebekler. Kendimiz ve tüm dünya için tüketimi sınırlamak ve harekete geçmek zorundayız.
Yorumları okurken en dikkatimi çeken şey sağlıklı beslenmek ve spor yapmak için çok paraya ihtiyacı olduğu. Dünyadaki açlığın nedeni kaynakların azlığı değil, tokların daha fazla tüketim ihtirası. Dünyanın en güzel ve işlevsel spor salonu ise doğa ve bedava.
Hadi bahane üretmeyi bırakalım. Kendimiz, ailemiz ve geleceğimiz için daha sağlıklı beslenme ve kaliteli fiziksel aktiviteye başlayalım.
Havalı menülere ve egzersizlere ihtiyaç yok.
Bol sebze, tahıllar, yeterli miktarda meyve ve sınırlı yeterli protein kaynakları ve yürüyüş!!

 

*Makaledeki görüşler Op. Dr. Melike Batukan'a ait olup, herhangi bir tanıtım amaçlı olmayıp, bilgilendirme amaçlıdır. Be Light Kitchen bir sağlık kurumu değildir.