Prof. Dr. Bingür Sönmez

Memorial Hastanesi Kalp Cerrahisi Bölüm Başkanı

 

KOLESTEROL VE KOLESTEROL İLAÇLARI:

BİLİNEN DOĞRULAR - KONUŞULAN YANLIŞLAR.

 
Benim şekerim var, benim tansiyonum var, benim kolesterolüm var…Ama hayatta kalabilmek için herkesin kanında belirlenmiş sınırlar içinde (60-100mg) şeker bulunmak zorunda , herkesin hayatını devam ettirebilme için alt sınırı ve üst sınırı belirlenmiş (120/80 mmHg) bir tansiyonu olmak zorunda olduğu gibi kanımızda belirlenmiş sınırlar içinde (Total Kolesterol 200mg, LDL 100 mg) kolesterol de bulunmak zorundadır.
Bir hastamızın kan şekerini, yüksek tansiyonunu tedavi ederken nasıl ki amacımız bu değerleri sıfırlamak değilse kanımızda bulunan kolesterol yüksekliğini de hiçbir zaman sıfırlamak gibi bir tartışma içinde olamayız.
Hiç tartışılmayan konu nasıl beyin fonksiyonlarımız için şeker gerekli ise hormonlarımızın yapımı, vücudumuzun yenilenmesi, büyüme ve gelişme içinde kolesterol vazgeçilmez temel taşımızdır. Ama vücutta tüm değerler bir denge içinde olmak zorundadır.

Koroner damar hastalığı denildiği zaman çok faktörlü bir hastalıktan bahsediyoruz:
- Kalıtım,
- Cinsiyet,
- Yaş,
- Sigara,
- Yüksek tansiyon,
- Obesite,
- Diabet,
- Yüksek tansiyon,
- Edanter hayat,
- Aşırı stres,
- Kolesterol yüksekliği

Farkında iseniz suçladığımız 8-10 nedenden sadece birisi kolesterol yüksekliğidir. Benim ameliyat ettiğim hastalarımın yarısının kan yağlarının yüksek olmadığını veya obesitesi olan birçok hastanın kan yağlarının tamamen normal sınırlar içinde olduğunu hayretle izliyoruz. Ama bugün tartışılmayacak bir konu var: Kan yağlarının yüksek olması potansiyel olarak damar sertliğini hazırlayan bir nedendir. Kan şekerimiz yükseldiği zaman şeker komasına gireriz, ama kolesterolümüz yükseldiği zaman kolesterol koması görülen bir şey değildir.
Vücudumuzun kan şekerinin yükselmesine vereceği reaksiyon akut olarak şeker koması, vücudumuzun kan kolesterolünün yükselmesine vereceği cevap ise kronik olarak koroner kalp hastalığıdır ve bu sanıldığı gibi aylar değil yıllar içinde oluşur. Yani çok bilen birisi çıkıp; “Benim kan kolesterolüm 300 ve ben hiçbir ilaç kullanmıyorum, bakın hiçbir şeyim yok” diyorsa, söylenecek tek bir cümle var: “Bekle ve gör”.
Hekimler olarak hiçbir zaman laboratuvar sonuçlarını yani rakamları tedavi etmiyoruz. Kan değerleri için standart rakamlar vermek doğru değildir. Her hasta bir olgu olarak değerlendirilmelidir. Örneğin şişman ve diyabetik bir hasta, yüksek tansiyonu varsa elbette öncelikle zayıflatılacak, kan şekeri düzenlenecek, yüksek tansiyonu tedavi edilecek, sigara içiyorsa kesinlikle sigarayı bırakması sağlanacak ama laboratuvar sonuçları normal sınırları içinde olsa bile bu hasta ömür boyu kolesterol düşürücü ilaç kullanmak zorundadır.
Çünkü bu ilaçlar sadece kolesterol düşüren değil aynı zamanda bu hastalığın antienflamatuar etkileri nedeni ile “koroner damar hastalığı bir enflamutar hadisedir” diyen karşı guruba verilecek en doğru cevaptır.
Koroner damarlarına bir girişim yapılan (stent veya bypass) ya da kalp krizi geçiren bir hastanın kan değerleri ile sağlıklı ve hiçbir sorunu olmayan bir insanın kan değerlerini aynı rakamlar ile yorumlamaya çalışmak büyük hata olur. Koroner damar hastalığı saptanmayan bir insanın toplam kolesterolü standart değerlerin üzerinde olmasına rağmen HDL si yüksek ise kesinlikle ilaca ihtiyacı yoktur ama belirtilen sorunları olan hastalarda total kolesterol ve LDL ne kadar düşürülürse hasta için o kadar iyi olur. Hele bu hasta diyabetik ise ömür boyu bu ilaçların kullanılması kaçınılmazdır.

Kan kolesterolümüz neden yükselir:


Kan şekerimizin neden yükseldiğini bulmak çok uzun yıllarımızı aldı. İnsülinin varlığı saptanıp enjeksiyon olarak verilmeye başlanması ile sorun çözülebildi. Şimdi ağızdan alınan ilaçlarımızda var.Bir insan bir tepsi baklava yiyor ve kan şekeri yükselmiyor (demek ki kanında yeterli olarak insülin var ve fonksiyone ediyor), ama diğer taraftan bir başka hasta inanılmaz şekilde diyet yapmasına rağmen şekerini bir türlü düzenleyemiyor. Biz bu hastalara hemen insülin enjektörlerini alıp saldırmıyoruz. Öncelikle zayıflamasını, aktif spor yapmasını, iyi bir diyet yapmasını öneriyoruz. Daha sonra ağızdan alınan ilaçlara başlıyoruz, yetmezse insülin başlıyoruz.
Ama bildiğiniz gibi bazı hastalara ise direkt olarak insülin başlamak gerekmektedir.
Laboratuvar sonuçlarında kolesterol seviyesi yüksek olup kendisine ilk aşamada önerilen zayıflamasına, çok iyi diyet yapmasına, spor yapmasına rağmen kan değerleri düşmüyor ise kolesterol düşürücü ilaçlar kullanmaktan başka çare yoktur.Öyle diyet yapan hastam var ki “Doktor ot yemekten tavşana döndüm” diyor. Zaten ot yemekle kolesterol düşseydi koyun sadece ot yiyerek bu kadar yağı nasıl yapıyor: İçyapım. Dolayısı ile biliyoruz ki ot ile beslenseniz bile içyapım nedeni ile (günlük 5-5,5 gr) kan yağları düşmeyebilir. İşte bu noktada diyabetiklerin insülini, kronik böbrek hastalarının diyalizi gibi imdadımıza yetişen tek olgu ilaçtır. Plazmaferez Teknolojisinin gelişmesi belkide kurtarıcı olacaktır.Bu ilaçlara bir defa başlanınca devamlı kullanmak gerektiğini iddia edenler tıpta birçok ilacın (tansiyon, astım, psikiyatrik diyabet…) gerektiğinde ömür boyu kullanıldığını unutuyorlar. Hiç anlamadığım şey meslektaşlarımın bu ilaçları üreten firmaların kazandıkları paranın hesabını yapmalarıdır. Bu ilaçlar işe yaramaz olsaydılar doktorlar ikinci kutuyu yazmaz, yazsalar bile hastalar bu ilaçları almazlardı.

   Bu ilaçların yan etkilerine gelince:


Bir aspirin kutusun prospektüsünde yazanları okursanız bir daha aspirin içmeye cesaret edemezsiniz. Bir ilacın etkisi varsa yan etkisi de vardır. Kolesterol düşüren ilaçların elbette yan etkileri de vardır:


1- Karaciğer fonksiyonlarına olumsuz etkileri, karaciğer fonksiyon testleri dört misline yükselene kadar ilacı kesmek gerekmez. Bu güne kadar karaciğer testleri bu kadar yükselen bir hasta görmediğim gibi daha bu güne kadar kolesterol düşüren ilaçlar nedeni ile siroz olan bir hasta yayınlanmamıştır.


2- Adale ağrıları ve yorgunluk; gerçekten hastayı çok rahatsız eden ve çok nadir rastlanması nedeni ile doktorların da gözünden kaçabilen bu sorun da diğerleri gibi ilaç kesilince düzelmektedir.


3- Bunlar dışında görülen yan etkiler hepsi tolere edilen basit sorunlardır.

Lütfen her yayınlanan derlemeyi büyük bir yenilik gibi algılamayınız. Son yayınlanan derlemede gözden kaçmaması gerek bir cümle var :


"Regardless, the evidence that statins lower risk is very clear."
“HERŞEYE RAĞMEN KANITLARA GÖRE STATİNLERİN RİSKİ DÜŞÜRDÜĞÜ APAÇIKTIR” .


Sağlık bakanlığımızın ve Türk Kardiyoloji Derneğinin verdiği beyanatlarda bu doğrultudadır

KORONER DAMAR HASTALIKLARINDA TARTIŞILMAYACAK BİR ŞEY VAR:
KOLESTEROL DÜŞÜRÜCÜ İLAÇLAR BİZİM VAZGEÇİLMEZİMİZDİR.

 

*Makaledeki görüşler Prof. Dr. Bingür Sönmez'e ait olup, herhangi bir tanıtım amaçlı olmayıp, bilgilendirme amaçlıdır. Be Light Kitchen bir sağlık kurumu değildir.